- Bilmiyorum. Bir anlamı olması mı gerekiyor?
- Bilmem... Sadece... Bazen, anlamı kaybolduğunda, zorlaşıyor nefes almak.
-Ve bir sürü soru ile baş başa kalıyorsun.
- Evet.
- Ne yapacağını bilmiyorsun.
- Evet.
- Her şey b*ktan geliyor.
- Evet.
- Ne sağlıklı olmak yeterli oluyor, ne etraftaki sana değer veren insanlar, ne uçan kuşlar, ne parlayan güneş, ne de görebilmek.
- Hı hı.
- Tanrı'yı da hissedemez oluyorsun.
- Evet. Evet. Evet.
- Kimseye de anlatamıyorsun. Saçmaladığını söyleyecekler, nankör olduğunu söyleyecekler, bunların hepsinin boş olduğunu söyleyecekler. Biliyorsun. Dünyada hayatın anlamını düşünmekten daha önemli sorunların olduğunu söyleyecekler.
- Ve ben de onlara katılacağım. Kendime kızacağım.
- Ve anlamsızlık kolay mı gelecek o zaman? Kaybolup gidecek mi düşünceler?
- Değişmeyecek.
- Baksana şu taşlara. Ne anlamları var? Buradalar, görüyoruz, alıyoruz elimize, varlar işte! Ama anlamları ne? Neden varlar?
- Öyle olması gerektiği için mi varlar? Başka türlü olamayacağı için? Belki de... Yok anlam manlam. Sadece varlar. O kadar. Önemli de değil var olup olmamaları.
- Kim bilir? "Ben bir taşım." diyemiyorlar. Düşünmüyorlar anlamlarını. Burada böylece duruyorlar.
- Taş olmak istedim.
- Gerçekten mi? Dayanabilir miydin acaba?
- Neden zor olsun ki?
- İnsan olarak belki bir anlamın olacağı inancı var içinde. Taş olsan, nasıl anlam bulabilirsin ki?
- Aramam ki. Anlam aramayınca, bulamadım diye de üzülmem. Hem belki daha anlamlı olur taş olmak. Of, ne bileyim.
- Saçmalayasın vardı ve saçmaladın sanırım.
- Öyle yaptım, değil mi?
0 Yorum:
Yorum Gönder